| . | . | . |
İSTANBUL'A EN YAKIN TATİL BELDESİ, İDO İLE 3 SAAT! AVŞA ADASI
Güneşin Yeşil ve Mavi ile buluştuğu yer. Beyaz Saray Koyu Otel Beyazsaray
Beyazsaray koyu'nda Sabah Güneşi (saat 09:30) Avşa Adası’nın Doğal Yapısı; Arazi yapısı bakımından ayit,granit,grays,kristalin,sist ve mermer egemen olup granit ve grano diyotrit ana kayasından oluşan kumlu topraklarla örtülüdür. Kum oranı oldukça yüksektir. Granit taşlar adanın yüzey dokusuna serpilmiştir. Avşa Adası iklim açısından bölge ikliminin özelliklerini taşımakla birlikte Akdeniz ikliminin özelliklerini de yansıtır. Yaz aylarında sıcaklık ortalaması 30 derecenin üzerindedir. Avşa Adası Beyazsaray koyu'nun en büyük özelliği ise Mayıs ayından Ekim ayının sonlarına kadar denize girilebilir, doğa ile baş başa yaşanabilecek bir mekan olması, bulunduğu konum itibariyle sıcaklık ortalamasının yüksek, hava hareketlerinin fırtına değil bir bahar rüzgarı gibi estiği, ısı farkının Avşa merkez ve diğer yörelerinden +5 derece farkettiği ama ısının insanları rahatsız etmediği özel bir koydur. Deniz ürünleri Mayıs ayında levrek, eylül ayında lüfer, kolyoz, ekim'de uskumru, torik, mezgit, ve hamsi sürüleri İstanbul boğazından Marmara'ya geçerler. Bunlar göçmen balıklardır. Avşa Adası’nın geleneksel balıkları ise tekir, kefal, istavrit, pisi, dil, kırlangıç, gümüş, mezgit ve izmarittir. Ayrıca toz kikla, lapin, hani ve trakonyada bunlar arasında yer almaktadır. Adanın kabuklu hayvanları arasında ıstakoz, böcek, ayna, pavurya, karides,tarak, kaya ve kum midyesi, istiridye sayılabilir. Beyazsaray Koyu ise doğal balık deposudur biz ona balık bahçesi diyoruz.Otelin deniz bahçesinden avlanan deniz ürünleri günlük ve taze olarak denizden tabağınıza sunulur afiyetle yiyin. Her şey doğaldır. Avşa Adası’nın Tarihi ve Ören Yerleri Adanın yüzyıllar içinde değişerek günümüze kadar değişen bir çok ismi vardır.Kyzikoslu Dionenes, Propontis adaları anlatırken Meryem Ana Manastırı nedeniyle Panagia adı verildiğinden bahsederler. Marmara adalarında tarihi incelemeler yapan Gedeon' a göre Patrikhane tarafından verilen 1892 tarihli belgede ise, adanın ismi Aousia şeklinde yazılmıştır.Günümüzde ise adanın tarihi isminin Türkçeleştirilmiş şekli olan Avşa kullanılmaya başlanmış, çıkan bir karar ile adanın resmi adı da Avşa Adası olmuştur. Adanın ilk yerli halkı hakkındaki ilk yazılı bilgiler Coğrafyacı Strabon ile Tarihçi Plinius'un kitaplarında bulunmaktadır. Hristiyan din adamları için bir sürgün yeri olarak kullanılan ada bütün Ortaçağ boyunca boş kalmıştır. Beyazsaray Koyu yani eski Çınar mevkii - Ayazma Avşa adası’nın bilinmeyen geçmişinde önemli bir yer tutmaktadır. Adanın yaşayan en büyük Çınarı'nın yıldırım düşmesi sonucu yanarak tahrip olması geniş gövdesinin bir anıt gibi köklerinden fışkıran kaynak suyunun yanında yıllardan beri tarihe tanıklığını engelleyememiştir. Geniş gövdesi toprağın üzerinde bir anıt gibi yatıyor,köklerinden binlerce bayrak gibi gökyüzüne fışkırmış yüzlerce çınar ağacı orada tarihe tanıklık yapıyor. Avşa Adası’ndaki en eski yerleşim yeri Çınar Mevkii, yani Ayazma, yani Beyazsaray Koyu'dur.
Orada Hayat Var... Tasarım : 2000 ©
|
|
| |||||||||||||||||||